Anasayfa
Kurumsal
Cerrahi Estetik
Ameliyatsız Estetik
Blog
İletişim

Mezoterapiler

Mezoterapi; cildin, saçlı derinin ve cilt altı dokuların ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral, amino asit, enzim, hiyalüronik asit ve antioksidan kokteyllerinin mikro enjeksiyon yöntemleriyle doğrudan hedef bölgeye ulaştırılmasını hedefleyen konforlu bir medikal süreçtir. Klasik kremlerin veya ağızdan alınan takviyelerin ulaşamadığı cildin orta katmanını (mezoderm) doğrudan besleme esasına dayanan bu prosedür; hücresel metabolizmayı tetiklemeyi, kollajen üretimini artırmayı ve dokulara bütünüyle taze, parlak, zinde ve pürüzsüz bir form kazandırmayı amaçlar.

Mezoterapi Nedir ve Hangi Çeşitleri Mevcuttur?

Mezoterapi cerrahi içermeyen, yan etki riski minimum düzeyde olan ve etkiyi doğrudan sorunlu bölgede başlatan vizyoner bir mikro tedavi disiplinidir. Klinik pratikte hastanın doku kalitesine ve deformasyon haritasına göre iki temel odak alanda planlama yürütülmektedir:

  • Yüz ve Cilt Mezoterapisi (Mezolifting): Yaş alma, güneş hasarı, stres veya hava kirliliği nedeniyle elastikiyetini kaybetmiş, donuklaşmış ve kırışmış cilt dokularını hedef alır. Cilde ihtiyacı olan nemi, canlılığı ve gerginliği geri kazandırır.

  • Saç Mezoterapisi: Genetik yatkınlık, hormonal dalgalanmalar, mevsim geçişleri veya beslenme yetersizliklerine bağlı olarak saç dökülmesi yaşayan, saç telleri incelen ve cansızlaşan bireyler için uygulanır. Saç köklerini besleyerek dökülmeyi durdurmayı ve yeni saç oluşumunu tetiklemeyi amaçlar.

Yüz ve Cilt Mezoterapisi: Hangi Şikayetler İçin Uygundur?

Op. Dr. Merve Aslan Akdoğan tarafından hastanın cilt analizine göre özel olarak hazırlanan mezoterapi kokteylleri, şu temel dermatolojik şikayetlerin tedavisinde pürüzsüz sonuçlar sunar:

  • Ciltte Matlık ve Nem Kaybı: Yeterli su tutamayan, kuru, solgun ve ışıltısını kaybetmiş ciltlerin içeriden derinlemesine nemlendirilmesi,

  • İnce Çizgiler ve Gevşeme: Yüz, boyun, dekolte ve el sırtındaki cilt gevşekliklerinin kollajen senteziyle sıkılaştırılması, ince mimik kırışıklıklarının açılması,

  • Leke ve Ton Düzensizlikleri: Güneş lekeleri, hamilelik lekeleri (melazma) veya akne izleri sonrasında oluşan koyulaşmaların, renk açıcı ajanlar ve C vitamini ile pürüzsüzce dengelenmesi,

  • Skarlar ve Gözenekler: Akne çukurlarının hafifletilmesi ve genişlemiş gözenek yapısının daraltılarak daha homojen bir cilt yüzeyi elde edilmesi.

Saç Mezoterapisi: Saç Köklerinin Güçlendirilmesi ve Dökülme Kontrolü

Saç mezoterapisi, saç dökülmesiyle mücadelede klinik başarısı tescillenmiş en güçlü ameliyatsız yöntemlerden biridir. Saçlı derinin orta katmanına mikro iğnelerle zerk edilen özel formüller; kılcal damar dolaşımını hızlandırır ve uyku fazındaki (telogen) saç köklerini aktif büyüme (anagen) evresine pürüzsüzce geçirir.

Bu tedavi sayesinde:

  • Mevcut saç dökülmeleri belirgin derecede yavaşlar ve kontrol altına alınır.

  • Zayıflamış, tüysü hale gelmiş saç telleri kalınlaşarak hacim ve parlaklık kazanır.

  • Saçlı derinin yağ ve nem dengesi restore edilerek kronik kepeklenme ve kaşıntı problemleri giderilir.

  • Saç ekimi yaptıran hastalarda, ekilen greftlerin tutunma oranını ve pürüzsüz büyüme hızını artırmak adına mükemmel bir tamamlayıcı koruma kalkanı kurulur.

Mezoterapi Nasıl Yapılır? Seans Süreci ve Konfor Standartları

Klinik şartlarında süreç, hastanın cilt veya saç yapısının çok yönlü olarak analiz edilmesi ve eksik olan yapı taşlarının belirlenmesiyle başlar. Uygulama, hastanın maksimum konforu ve mikro enjeksiyon hissini hissetmemesi adına işlem yapılacak sınırlara yüksek etkili lokal anestezik kremler sürülerek klinik ortamında gerçekleştirilir. Saçlı deride ise hassasiyeti azaltıcı özel solüsyonlar tercih edilir.

Cilt tamamen uyuştuktan sonra, hedeflenen bileşenlerden oluşan steril kokteyl; ultra ince tıbbi mikro iğneler vasıtasıyla cildin 1 ila 4 milimetre derinliğindeki orta tabakasına milimetrik dozlarla homojen bir şekilde enjekte edilir. İşlem elle manuel olarak yapılabileceği gibi, derinlik ayarı tescilli mezoterapi tabancaları veya mikro iğneleme teknolojileriyle de pürüzsüzce yürütülebilir. Seans tamamen ağrısız ve acısız olup, uygulama alanının genişliğine göre toplamda 15 ila 20 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanmaktadır.

Seans Sayısı, Etki Süresi ve İyileşme Takvimi

Mezoterapi tedavileri tek seanslık uygulamalar olmayıp, hücresel yenilenmenin sürekliliği adına periyodik bir kür programı şeklinde planlanır:

  • Seans Protokolü: Hastanın ihtiyacına göre genellikle 2 ila 4 hafta aralıklarla düzenlenen, ortalama 3 ila 6 seanslık kürler tavsiye edilir. Kür tamamlandıktan sonra sonucun kalıcı başarısını korumak adına yılda 1 veya 2 kez koruma seansları yapılması pürüzsüzlüğü tesciller.

  • İlk Etkiler: Uygulamayı takip eden ilk günlerde cildin su tutma kapasitesi artar ve 2. seansın ardından ciltte fark edilir bir parlama, aydınlanma ve zindelik hissi başlar. Saç tedavisinde ise dökülmenin azalması 3. seans itibarıyla netleşir.

  • Nihai Sonuç: Kollajen ve elastin liflerinin tamamen yeniden modellenmesi ve dokuların sıkılaşması 3. ayın sonunda en üst düzeye ulaşır.

Tedavi Sonrası Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Sonuçların kalıcı estetik başarısını korumak ve mikro giriş noktalarının pürüzsüz iyileşmesini sağlamak adına ilk 24 saat şu kurallara dikkat edilmelidir:

  • Enjeksiyon yapılan ilk gün dikişsiz mikro giriş noktalarını korumak ve enfeksiyon riskini sıfırlamak adına yüz veya saç bölgesi en az 12 saat boyunca suyla temas ettirilmemeli, yıkanmamalıdır.

  • Uygulama günü yüz bölgesine hiçbir kozmetik makyaj malzemesi, ruj veya parlatıcı sürülmemeli; saç mezoterapisi sonrasında ise ilk 3 gün saç boyama veya jöle/sprey gibi kimyasal işlemler yapılmamalıdır.

  • İlk 3 gün boyunca mikro bileşenlerin yüksek ısı ile reaksiyona girmesini engellemek adına hamam, sauna, solaryum ve çok sıcak duş gibi ortamlardan kesinlikle uzak durulmalıdır.

  • Güneşin yıpratıcı lekelerinden korunmak adına dışarı çıkarken yüze yüksek faktörlü güneş koruyucu kremler sürülmeli, saç bölgesi için ise şapka ile doğrudan güneş ışığı engellenmelidir. İlk birkaç gün ağır efor gerektiren spor aktivitelerine ara verilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

  1. Mezoterapi ile Hazır Dolgu (Hiyalüronik Asit) uygulamalarının farkı nedir? Hazır yüz ve dudak dolguları, yüzün belirli alanlarındaki derin çöküklükleri gidermek, hacim vermek veya asimetrileri düzeltmek amacıyla yüksek yoğunluklu jellerin enjekte edilmesidir; yani lokal bir dolgunluk sağlar. Mezoterapi ise yüzü şişirmez veya hacim vermez. Amacı yüzü doldurmak olmayıp, cildin tüm yüzeyine vitamin ve nem vererek cilt kalitesini, parlaklığını ve esnekliğini bütünsel olarak artırmaktır. Dolgu lokal mimariyi, mezoterapi ise cildin hücresel kalitesini pürüzsüzce restore eder.

  2. Mezoterapi işlemi çok ağrılı mıdır? Seans esnasında acı hissedilir mi? Hayır; mezoterapi ameliyatsız konfor standartlarında gerçekleştirilen oldukça pratik bir medikal uygulamadır. İşlemde kullanılan iğneler saç telinden bile daha ince mikro uçlara sahiptir. Ayrıca işlem öncesinde cilde sürülen tıbbi sınıf güçlü anestezik kremler sayesinde enjeksiyon hissi tamamen bloke edilir. Hasta seans esnasında şiddetli bir ağrı veya acı duymaz; sadece hafif bir sinek ısırığı benzeri dokunma hissiyle süreç konforla tamamlanır.

  3. Mezoterapi ile Kırışıklık Tedavisi aynı anda yapılabilir mi? Evet; klinik pratikte bütünsel bir ameliyatsız yüz gençleştirme (Liquid Facelift) sağlamak adına mezoterapi kürleri ile Yüz Kırışıklık Tedavisi veya Dudak Dolgusu uygulamalarının eş zamanlı olarak kombine edilmesi son derece popüler ve avantajlıdır. Kırışıklık tedavisiyle üst yüzdeki dinamik mimik çizgileri yatıştırılırken, aynı seansta uygulanan cilt mezoterapisi ile tüm yüz hatlarına pürüzsüz bir ışıltı ve nem bombası yüklenmiş olur.

  4. Mezoterapinin herhangi bir zararı veya alerji riski var mıdır? Mezoterapi kokteyllerinde kullanılan maddeler (vitaminler, hiyalüronik asit, mineraller) zaten insan vücudunda doğal olarak bulunan veya hücre yenilenmesini sağlayan biyo-uyumlu bileşenlerdir. Bu nedenle uzman bir doktor kontrolünde, steril klinik şartlarında uygulandığında sistemsel hiçbir zararı veya kalıcı yan etkisi bulunmamaktadır. İşlem sonrasında enjeksiyon noktalarında oluşabilecek hafif kızarıklık veya küçük pembe kabartılar ise birkaç saat içinde kendiliğinden pürüzsüzce kaybolur.

  5. Mezoterapi lekeleri ve akne izlerini tamamen, %100 yok eder mi? Mezoterapi, içeriğindeki antioksidanlar ve renk açıcı ajanlar sayesinde leke görünümünde, güneş hasarlarında ve akne izlerinde belirgin bir hafifleme, renk tonunda pürüzsüz bir eşitlenme ve cilt yüzeyinde canlanma sağlar. Ancak ileri derece derinleşmiş, yıllanmış lekelerin ve skar çukurlarının %100 oranında tamamen silinmesi için tek başına yeterli olmayabilir. Bu gibi dirençli vakalarda mezoterapinin klinik ortamında Lazerle Cilt Yenilenmesi, Altın İğne veya Kimyasal Peeling protokolleriyle kombine edilmesi en kusursuz başarıyı tesciller.

Bilgilendirme Notu

Bu içerik yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özeldir. Sağlık durumunuzla ilgili değerlendirme ve uygun tedavi planlaması için bir hekim muayenesi gereklidir.

WhatsAppInstagramYouTubeBizi ArayınKonum Bilgisi