Anasayfa
Kurumsal
Cerrahi Estetik
Ameliyatsız Estetik
Blog
İletişim

Gençlik Aşısı

Gençlik aşısı (nem ve kollajen aşısı); yaş alma, kronik stres, güneşin UV hasarları ve beslenme düzensizlikleri gibi faktörler neticesinde ciltte meydana gelen matlaşma, kuruma, sarkma ve ince kırışıklık problemlerini hücresel düzeyde gidermek amacıyla uygulanan konforlu bir ameliyatsız estetik süreçtir. Vücudun kendi moleküler yapısında doğal olarak bulunan ancak zamanla azalan saf hiyalüronik asit, amino asitler ve peptidlerin cildin alt katmanlarına enjekte edilmesi esasına dayanan bu prosedür; yüz hatlarını pürüzsüzleştirmeyi, cildin nem tutma bariyerini kilit altına almayı ve kişiye bütünüyle taze, parlak, zinde ve dinamik bir yüz profili kazandırmayı amaçlar.

Gençlik Aşısı Nedir ve Hangi Alanlar İçin Uygundur?

Gençlik aşısı enjeksiyonları, sadece yüzeysel bir nemlendirme işlemi olmayıp, bağ dokusunun ana hücresi olan fibroblastları uyararak cildin kendi kendine kollajen ve elastin üretmesini sağlayan mikro mimari bir anti-aging disiplinidir. Cildi şişirmeden, orijinal hatları bozmadan içeriden dışarıya doğru pürüzsüz bir parıltı ve sıkılaşma sunar.

Klinik pratikte bu mikro enjeksiyon sürecinin öncelikli olarak planlandığı şikayet alanları şunlardır:

  • Yüz Bölgesi: Alın, yanak, göz çevresi ve ağız kenarlarında oluşan matlık, elastikiyet kayıpları ve ince kuru kırışıklıkların tedavisi,

  • Boyun ve Dekolte Hattı: Yaşlanma belirtilerini ilk yansıtan, enine çizgilerin ve gevşemelerin sık görüldüğü boyun ve göğüs dekolte derisinin sıkılaştırılması,

  • El Sırtı: Kuruyan, incelen ve parşömen kağıdı gibi buruşarak yaşlılık algısı yaratan el üstü dokularının pürüzsüzleştirilmesi,

  • Akne ve Yara Skarları: Cilt yüzeyindeki çöküklüklerin, pürüzlerin ve doku kayıplarının içeriden hücresel olarak onarılması.

Gençlik Aşısı Türleri: Somon DNA, H-100 ve Saf Nem Aşısı Farkları

Uygulama esnasında hastanın cilt kalitesine, gözenek yapısına ve sarkma derecesine göre en pürüzsüz iyileşmeyi sunan gelişmiş formüller tercih edilir:

  • Saf Hiyalüronik Asit Aşısı: Çapraz bağ içermeyen saf hiyalüronik asit jelleridir. Kuru, nemsiz ve ışıltısını kaybetmiş ciltlerde adeta bir su deposu görevi görerek cildin su tutma kapasitesini maksimize eder, cildi pürüzsüzleştirir.

  • H-100 ve Gençlik İksirleri: İçeriğinde yüksek oranda hiyalüronik asidin yanı sıra mannitol (dolgunun ömrünü uzatan güçlü bir antioksidan), prolin, arginin gibi amino asitler barındırır. Sarkmaya meyilli, elastikiyeti ileri derece azalmış olgun ciltlerde lifting etkisi yaratır.

  • Somon DNA Aşısı: Polinükleotid molekülleri barındıran, hücre yenilenmesini en üst seviyede tetikleyen formüldür. Özellikle sigara kullanımı veya güneş hasarı nedeniyle matlaşmış, gözenekleri genişlemiş ve lekeli ciltlerin pürüzsüz netleşmesinde altın standarttır.

Gençlik Aşısı Ameliyatsız Nasıl Yapılır? Seans Süreci ve Konfor

Klinik şartlarında süreç, hastanın cilt yaşının, gözenek derinliğinin ve nem açığının Op. Dr. Merve Aslan Akdoğan tarafından çok yönlü olarak analiz edilmesiyle başlar. Uygulama, hastanın maksimum konforu ve enjeksiyon hissini hissetmemesi adına işlem yapılacak sınırlara yüksek etkili lokal anestezik kremler sürülerek klinik ortamında gerçekleştirilir.

Cilt tamamen uyuştuktan sonra, belirlenen aşı kokteyli; ultra ince mikro iğneler vasıtasıyla cildin hemen alt katmanına (intradermal plana) milimetrik aralıklarla ve küçük dozlarla enjekte edilir. Enjeksiyon noktalarında papül adı verilen küçük sinek ısırığı benzeri kabartıların oluşması, sıvının doğru katmana pürüzsüzce yerleştiğinin kanıtıdır. Seans tamamen ağrısız ve acısız olup, toplamda 15 ila 20 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanmaktadır.

Seans Sayısı, Kalıcılık Süresi ve Sonuçların Oturması

Gençlik aşısı uygulamaları cildin hasar derecesine göre kişiselleştirilmiş kür protokolleri halinde yürütülür:

  • Seans Protokolü: Hastanın cilt kalitesine bağlı olarak genellikle 2 ila 3 hafta aralıklarla düzenlenen, ortalama 2 ila 4 seanslık kürler tavsiye edilir. Kür tamamlandıktan sonra etkilerin kalıcı başarısını korumak adına yılda 1 veya 2 kez koruma seansları yapılması pürüzsüzlüğü tesciller.

  • İlk Etkiler: Uygulamayı takip eden ilk 48 saat içinde papüller erir, hiyalüronik asit su tutmaya başlar ve 1. haftanın sonunda ciltte fark edilir bir parlama, aydınlanma, kadifemsi yumuşaklık ve zindelik hissi başlar.

  • Kalıcılık Süresi: Aşının sunduğu kuruluk karşıtı koruma ve lifting konforunun ömrü hastanın metabolizma hızına ve yaşam tarzına göre genellikle 6 ila 12 ay arasında değişmektedir.

Uygulama Sonrası Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Sonuçların kalıcı estetik başarısını korumak ve mikro giriş noktalarının pürüzsüz iyileşmesini sağlamak adına ilk 24 saat şu kurallara dikkat edilmelidir:

  • Enjeksiyon yapılan ilk gün dikişsiz mikro giriş noktalarını korumak ve enfeksiyon riskini sıfırlamak adına yüz bölgesi en az 12 saat boyunca suyla temas ettirilmemeli, yıkanmamalı ve hiçbir kozmetik makyaj malzemesi veya ruj sürülmemelidir.

  • Dolgu materyalinin homojen cilt altı yayılımını bozmamak adına ilk gün yüz bölgesine sert masajlar yapılmamalı, ovuşturulmamalı ve papüller sıkılmamalıdır.

  • İlk 3 gün boyunca mikro bileşenlerin yüksek ısı ile reaksiyona girerek erken erimesini engellemek adına hamam, sauna, solaryum ve çok sıcak duş gibi ortamlardan kesinlikle uzak durulmalı, ılık duş tercih edilmelidir.

  • Güneşin yıpratıcı lekelerinden korunmak adına dışarı çıkarken yüze yüksek faktörlü güneş koruyucu kremler sürülmeli, bol su tüketilerek aşının su tutma kapasitesi içeriden desteklenmelidir. İlk birkaç gün ağır spor aktivitelerine ara verilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

  1. Gençlik aşısı yüzümü çok şişirir mi? Dudak veya Yanak Dolgusu ile farkı nedir? Hayır; gençlik aşısı kesinlikle bir hacim dolgusu değildir, yüzü şişirmez veya tombul göstermez. Hazır yanak ve dudak dolguları yüzün belirli alanlarındaki derin çökmeleri gidermek veya asimetrileri düzeltmek amacıyla yüksek yoğunluklu çapraz bağlı jellerle yapılır ve lokal dolgunluk sağlar. Gençlik aşısı ise çapraz bağsız akışkan yapıda olduğu için yüzeyde bir kütle oluşturmaz. Amacı yüzü doldurmak olmayıp, cildin tüm yüzeyine vitamin ve nem vererek cilt kalitesini, parlaklığını ve esnekliğini bütünsel olarak artırmaktır.

  2. Gençlik aşısı işlemi çok ağrılı mıdır? Seans esnasında acı hissedilir mi? Hayır; gençlik aşısı ameliyatsız konfor standartlarında gerçekleştirilen oldukça pratik bir medikal uygulamadır. İşlemde kullanılan iğneler saç telinden bile daha ince mikro uçlara sahiptir. Ayrıca işlem öncesinde cilde sürülen tıbbi sınıf güçlü anestezik kremler sayesinde enjeksiyon hissi tamamen bloke edilir. Hasta seans esnasında şiddetli bir ağrı veya acı duymaz; sadece hafif bir dokunma hissiyle süreç konforla tamamlanır.

  3. Gençlik aşısı ile Kırışıklık Tedavisi aynı anda yapılabilir mi? Evet; klinik pratikte bütünsel bir ameliyatsız yüz gençleştirme (Liquid Facelift) sağlamak adına gençlik aşısı kürleri ile Yüz Kırışıklık Tedavisi veya Dudak Dolgusu uygulamalarının eş zamanlı olarak kombine edilmesi son derece popüler ve avantajlıdır. Kırışıklık tedavisiyle üst yüzdeki dinamik mimik çizgileri yatıştırılırken, aynı seansta uygulanan gençlik aşısı ile tüm yüz hatlarına pürüzsüz bir ışıltı ve hücresel nem bombası yüklenmiş olur.

  4. Gençlik aşısının herhangi bir zararı veya alerji riski var mıdır? Gençlik aşısı kokteyllerinde kullanılan hiyalüronik asit, mineral ve peptid bileşenleri zaten insan vücudunda, hücreler arasında doğal olarak bulunan biyo-uyumlu maddelerdir. Laboratuvar ortamında biyoteknolojik yöntemlerle üretilen bu saf materyaller hayvansal protein barındırmadığı için alerji veya reaksiyon riski yok denecek kadar azdır. Uzman bir doktor kontrolünde, steril klinik şartlarında uygulandığında sistemsel hiçbir zararı veya kalıcı yan etkisi bulunmamaktadır.

  5. Aşı sonrasında oluşan küçük kabartılar (papüller) ne zaman geçer? Enjeksiyon esnasında cildin hemen altına bırakılan solüsyon, ilk saatlerde cilt yüzeyinde küçük sinek ısırıkları veya kabarcıklar şeklinde görünebilir. Bu durum sıvının doğru derinlikte kaldığını gösteren tamamen normal bir tıbbi evredir. Hiyalüronik asit cilt altındaki suyu pürüzsüzce çekip dokulara dağılmaya başladıkça bu küçük kabartılar cildin yapısına göre genellikle 24 ila 48 saat içinde kendiliğinden tamamen eriyerek pürüzsüzleşir; geride hiçbir iz bırakmaz.

Bilgilendirme Notu

Bu içerik yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özeldir. Sağlık durumunuzla ilgili değerlendirme ve uygun tedavi planlaması için bir hekim muayenesi gereklidir.

WhatsAppInstagramYouTubeBizi ArayınKonum Bilgisi